DİJİTAL
ÇOCUK
BLOG YAZARI: GÜLLÜ BATAK
‘’ Bir yandan çocuklarımızın internetin
imkanlarında yararlanmasını desteklerken öte yandan onları dijital dünyanın
tehlikelerinden nasıl koruyacağız?’’
Bu sorunun cevabını eğitimciler ve aileler olarak merak ediyoruz değil
mi? Bunun cevabını herkes kendi çapında verebiliyor ama uygulanabilir ve doğru
cevap için ‘’ Dijital Çocuk’’ kitabı bir rehber niteliğinde adeta. Kemal SAYAR
ve Sezin BENLİ tarafından kaleme alınan bu eser, günümüz dünyasının en önemli
problemlerinden olan teknolojinin aşırı ve uygunsuz kullanımı konusu üzerinde
durarak konunun ayrıntıları hakkında bilgiler aktarıyor bize. Hatta farklı
araştırma sonuçlarına da yer vererek konunun ciddiyeti hususunda bizleri uyarıyor.
Kitap altı bölümden oluşuyor ve bu bölümler arasında da farklı alt
başlıklar yer alıyor. İlk olarak yazar bize bu dijital neslin kim olduğunu
anlatıyor, onlar ile bir tanışın diyor. Çünkü nesli tanımadan ne gibi
özellikleri olduğunu bilmeden onları nasıl anlar ve onlara nasıl yardımcı
olabiliriz değil mi? Yaşantımızda da böyledir, bir konu veya kişi hakkında
yorumda bulunmadan önce o konu veya kişiyi tanımak gerekir ki yanlış bir
davranışta bulunmayalım. Elinden
bilgisayar, tablet, telefon düşmeyen çocuklara yazar, ‘’dijital yerli’’
ailelere ise ‘’dijital göçmen’’ diyor. Biz yetişkinlere göçmen diyor çünkü
bizler daha sonradan teknoloji ile bu kadar haşır neşir olduk. Şimdiki çocuklar
ise doğdukları andan itibaren çevrelerinde teknoloji hep vardı. Onlar
telefonsuz, internetsiz, tabletsiz, televizyonsuz bir hayat görmedi nasıl
olduğunu bilmiyorlar. O yüzden dijital
yerli çocuklarımız biz dijital göçmenlerden fersah fersah ilerdeler. Bu ilerde
olma konusu teknolojiyi anlama ve kullanma anlamında ilerde olma. Yoksa onlara, her konuda bizden
çok çok iyi bir durumdalar diyemeyiz …Yazar bu iki neslin artılarını
ve eksilerini karşılaştırarak şimdiki neslin dünyasını anlamaya davet ediyor bizi.
İlerleyen bölümlerde yazar şu soruyu sorarak
cevap veriyor: Hep mi zararlı peki bu teknoloji? Tabii ki hayır, önemli olan
geçirilen sürede neler yaptığını bilelim. Burada önemli olan kişinin
teknolojiyi neden ve nasıl kullandığıdır. Kimisi saatlerce oyun oynamak için
kullanırken kimisi araştırma ve işini yapmak için kullanır. Yani teknolojiyi
kullanım amacı önemli bir kriterdir zararlı olup olmadığını belirlemek için.
Teknolojinin sorunlu kullanımı çocuğun hayatının diğer alanlarını olumsuz yönde
etkilediği zaman başlar. Bir çocuk saatlerce oyun oynar ama diğer görevlerini
de başarılı bir şekilde yerine getiriyorsa burada ciddi sorun var diyemeyiz.
Ama bu saatlerce oynasın anlamına gelmiyor tabii, kurallar ve sınırlandırmalar
koyarak oynamasına izin verebiliriz. Bir de iki saat oynayan ama diğer
görevlerini yerine getirmeyenler var. Burada da kişinin o oyunu sadece eğlenmek
ve hoş vakit geçirmek için mi yoksa sıkıntılarından uzaklaşmak için mi
oynadığını bilmek lazım. Yine aynı kapıya çıkıyoruz, teknolojiyi kullanım amacı
bizim nasıl hareket etmemizi belirleyen nokta. Buna dikkat edelim.
Kitapta en beğendiğim bölüm son bölümdü.
Çünkü mesleğim gereği ailelere vereceğim eğitimlerde bana güzel fikirler
sağladığını düşünüyorum. Son bölüm ‘’ Teknoloji Kullanım Kılavuzu’’ ailelerin
teknoloji kullanımı konusunda çocukları ile ilgili aklına takılan soruların
cevaplarına yer veriyor. Uygulamaya dönük yanıtlar olduğu için hem aileye hem
de eğitimcilere yol gösteriyor. Tüm bölümlerde anlatılanların nasıl uygulanması
gerektiğini açıklar nitelikte bu bölüm.
Kitabı genel olarak ele alacak olursam; sade
anlaşılır bir dil kullanılmış ve bölümlerin bir bağlantı ve sırayla devam
ediyor oluşu da okuyucunun konuyu takip edebilmesine yardımcı oluyor. Araştırma
sonuçlarına yer veriyor oluşu da bu konunun sadece bizim ülkemizde değil de tüm
dünyada görülen bir sorun olduğunu bize hatırlatıyor. İlk bölümler biraz sıkıcı
gelse de bana aile ve eğitimcilerin kitabı kesinlikle okumalarını tavsiye
ediyorum. Günümüz çocuklarının teknoloji ile olan ilişkisini daha iyi anlamak
ve onlara yardımcı olmak adına kitap bize yol gösterecektir.
‘’
Dijital değil gerçek çocuklar istiyorsak önce biz anne babalar ‘’gerçek’’
olmayı seçmeliyiz…’’
Güllü BATAK
Psikolojik Danışman

Paylaşım için teşekkürler.
YanıtlaSil